|
Hz. Peygamber Gibi Çalışmak |
|
Allah
Rasûlü Muhammed (sav) gerek sözü ile, gerekse yaşayışı
ile insanlığa örnek olmuştur. Çalışma ve gayret
konusunda da O'nun pek çok ibretli sözü mevcuttur. Fakat
bu hususta bizzat yaşayarak anlatmak istedikleri,
sözlerinden çok daha fazladır. Çünkü O (sav),
yapmadığını söylemez; bir şeyi tavsiye veya emretmişse,
muhakkak kendisi tatbik eder ve öyle söylerdi.
Devamı... |
|
|
|
Peygamber Efendimiz'in Bir Günü |
Prof. Dr. Abdulhakim Yüce
Normal bir ömür yaşamış her hangi bir insanın hayatından
yirmi dört saatlik kısa bir dilimi, yani 'bir gün'ü
anlatmak, o kişiyi tanıtma adına ciddi yetersizlikler
taşır. Zira yaşanan günlerin hemen hiç biri diğeriyle
aynı değildir.Hele o kişi Efendimiz (sav) gibi, müstesna
bir zat ise iş daha da zorlaşacaktır.
Devamı... |
|
|
|
|
Hicretin onuncu yılında, Peygamberimiz'in,
Mariye'den doğan oğlu İbrahim vefat etti. Vefat
ettiğinde on altı (bir rivayete göre ise on sekiz)
aylıktı ve sütannesinin evinde kalıyordu.
Devamı... |
|
|
|
|
Hz. Peygamber Hangi İsimleri Değiştirdi?
|
İsim,
sahibinin tanınmasını sağlayan ve kendisini diğer
bireylerden ayıran en belirgin semboldür. Buna bağlı
olarak kişinin ömründe en çok duyacağı sözcük kendi
adı olmaktadır. Bu sebeple herkes kendi adının güzel
olmasını ister.
İslamiyet'te ad koyarken güzel isim seçme
titizliğine, isim vermede Hz. Peygamber'in bizatihi
kendisinin fiilî olarak gösterdiği titizliğin yanı
sıra, "Siz kıyamet gününde hem kendi adınızla,
hem de babalarınızın adıyla çağırılacaksınız; bu
sebeple kendinize güzel adlar koyunuz."
şeklindeki sözlü uyarısı da etkin rol oynamıştır.
Hadis-i şerif, ad vermenin aynı zamanda uhrevî
boyutunun bulunduğunu göstermektedir.
Devamı... |
|
|
|
|
Hz. Peygamber ve Örnekliğinin Mahiyeti |
|
Rasûlullah'ın hayatı, her sınıftaki insan
topluluklarına ve insanoğlunun her bir ferdine her
zaman en güzel örnek teşkil ettiğinin sayısız
örnekleriyle doludur. O'nun hayatı, üstün ahlakın,
güzel âdetlerin, asil ve mutedil duyguların ve
insanlığı şehvet bataklığına düşmekten kurtaran
üstün meziyetlerin hakim olduğu bir hayattır.
Devamı... |
|
|
|
|
Taklit mi, Model Almak mı? |
|
Peygamber'in yaşama tarzı ve ahlaki seviyesi, tebliğ
ettiği dinin kabulü ve yayılması bakımından
önemlidir. Hz. Muhammed (sav)'in peygamber olmadan
evvel sahip olduğu bir takım güzel hasletlerle,
peygamberliği süresince tebliğ edip şahsında
örneklendirdiği hasletler arasında herhangi bir
tezat görülmemektedir. Bu da O'nun ahlakının
Kur'ân'ın işaret ettiği ahlaka uygunluğu anlamını
taşımaktadır. Mesela; çevresinde dürüstlüğü, doğru
sözlülüğü ve sözünde durmasıyla şöhret bulduğu için
daha peygamber olmadan kendisine "Muhammedü'l-Emin"
denilmişti.
Devamı... |
|
Meral Günel
Model insan olarak Hz. Peygamber, sözleri ve
uygulamaları ile Müslümanlara günlük yaşamda
rehberlik edecek davranış örnekleri sergilemiş ve
ashabının inanılmaz çabası sonucu bunlar
kaydedilerek sonraki nesillere de yol göstermeye
devam etmiştir. Hz. Peygamber'in nasıl davrandığı
hakkında bilgimizin olmadığı hemen hiçbir durum
yoktur.
Devamı... |
|
|
|
|
Ebû
Hureyre (ra)’den rivayet edildiğine göre siyah bir
kadın –veya siyah bir genç- Mescid-i Nebevî’yi
süpürürdü. Bir ara Rasûlullah onu göremeyince nerede
olduğunu sordu.
-“Öldü”,
dediler. Hz. Peygamber :
-“Bana haber verseydiniz ya!” buyurdu.
Devamı... |
|
|
|
|
Hz. Peygamber'in Uygulamalarında İnanç
|
|
Kur'ân-ı
Kerim'in pek çok yerinde akletme, akıl yürütme,
düşünme, tefekkür etme fiillerini öğütleyen pek
çok âyet vardır. Bu âyetlerde verilmek istenen
mesaj, insanların hiç bir baskı ve zorlama
olmaksızın akılları vasıtasıyla düşünmeleri,
hadiseleri değerlendirmeleri ve doğruyu ancak kendi
zihnî gayretleriyle bulmalarıdır. Fakat bir
fikrin/inancın sadece zihinde, düşünce seviyesinde
kalması bir anlam ifade etmez.
Devamı... |
|
|
|
|
Hurafeler Karşısında Hz. Muhammed (sav) |
|
Hurafeler, mantıksal temeli ve gerçek hayatla ilgisi
bulunmayan yanlış inanç ve uygulamalardır. Din dışı
alanlarda görülmekle birlikte dinî konularda daha
yaygındırlar. Irk ve din ayrımı gözetmeksizin
çeşitli toplumlar arasında mevcutturlar. Din bazında
ele alınacak olursa, tarihte ve günümüzde Yahudiler
ve Hıristiyanlarda olduğu gibi Müslümanlar arasında
da görülmektedir.
Devamı... |
|
|
|
|