|
Kuran
Yol Göstericidir ;
Bu, kendisinde şüphe olmayan, muttakiler için yol
gösterici olan bir kitaptır. (Bakara Suresi, 2)
Kuran, Allah'ın sözüdür. Allah, Kendisini tanıtmak, insanların
yaratılışamacını bildirmek, dünyanın mahiyetini, imtihanın özelliklerini ve
insanlardan neler istediğini haber vermek, ahireti müjdelemek ve güzel
ahlakı tarif etmek gibi birçok hikmet üzerine Kuran'ı indirmiştir. Cebrail
vasıtasıyla Hz. Muhammed (sav)'e vahyedilen Kuran, son kitap olması
itibariyle, kıyamete kadar geçerli olacak olan ve insan elinin müdahele
edemeyeceği bir kitaptır. Allah, Kuran'ın korunma altında olduğunu bir
ayette şöyle haber vermektedir:
Hiç şüphesiz, zikri (Kur'an'ı) Biz indirdik Biz; onun
koruyucuları da gerçekten Biziz. (Hicr Suresi, 9)
Kuran'ın eşsiz üslubu ve içerdiği üstün hikmet, onun Allah'ın sözü
olduğunun kesin bir delilidir. Bunların yanısıra, Kuran'ın Allah Katından
indirildiğini ispatlayan pek çok mucizevi özelliği de vardır. Bu
özelliklerden biri, 20. ve 21. yüzyıl teknolojisiyle eriştiğimiz bazı
bilimsel gerçeklerin 1400 yıl önce Kuran'da bildirilmişolmasıdır. Kuran'ın
indirildiği dönemde bilimsel olarak saptanması mümkün olmayan bu bilgiler
günümüz insanına Kuran'ın Allah sözü olduğunu bir kez daha ispatlamıştır.
Kuran'ın bir diğer önemli özelliği ise, (tahrif edilmişTevrat ve İncil'in
aksine) içinde hiçbir çelişki bulunmamasıdır ve bu da Kuran'ın Allah sözü
olduğunun bir başka ispatıdır, Allah bu gerçeği insanlara şöyle
hatırlatmaktadır:
Onlar hâlâ Kur'an'ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o,
Allah'tan başkasının Katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok
aykırılıklar (çelişkiler, ihtilaflar) bulacaklardı. (Nisa Suresi, 82)
Kuran insanlar için yol göstericidir. Aynı zamanda doğru ile yanlışı
birbirinden ayıran mutlak doğru bir ölçüdür ki, bu nedenle Kuran'ın bir ismi
de "Furkan", yani "ayırt eden"dir:
... Doğruyu yanlıştan ayıran (Furkan)ı da indirdi.
Gerçek şu ki, Allah'ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli bir azab
vardır… (Al-i İmran Suresi, 4)
Kuran; insanlara öğüt veren, sonsuz ahiret hayatları için onları uyaran
bir kitaptır:
İşte bu (Kur'an) uyarılıp korkutulsunlar, gerçekten
O'nun yalnızca bir tek İlah olduğunu bilsinler ve temiz akıl sahipleri
iyice öğüt alıp düşünsünler diye bir bildirip-duyurma (bir belağ)dır.
(İbrahim Suresi, 52)
Kuran, Allah'ın indirdiği son ve kıyamete kadar geçerli olacak tek hak
kitaptır. Allah'ın bundan önce indirmişolduğu Tevrat ve İncil de
indirildikleri dönemlerde hak kitap olmalarına rağmen, -önceki sayfalarda da
izah ettiğimiz gibi- sonraları insan eliyle ekleme ve çıkarma yapılarak
değiştirildiği için, şu anda geçerli olma özelliklerini kaybetmişlerdir.
Allah, Kendi Katında İslam'ı tek geçerli din olarak kabul ettiğini de bir
ayette şöyle bildirmiştir:
Kim İslam'dan başka bir din ararsa asla ondan kabul
edilmez. O, ahirette de kayba uğrayanlardandır. (Al-i İmran Suresi, 85)
ALLAH'IN İNDİRDİĞİ KİTAPLARA ve PEYGAMBERLERİNE İMAN
İlk insan olan Hz. Adem ile birlikte, Allah, tüm toplumlara Allah'ın ve
ahiretin varlığını anlatan, dinini tebliğ eden elçiler göndermiştir.
Bunların bir kısmı, Kuran'da ismen zikredilmişolan ve kendilerine kitap
indirilmişolan peygamberlerdir. Bu peygamberlerin hepsini de Müslümanlar,
hak din peygamberi olarak kabul ederler. Bir Müslümanın peygamberler
arasında hiçbir ayrım yapmadan hepsini sevmesi ve sayması gerekmektedir. Bir
ayette Allah Müslümanlara tüm peygamberlere aralarında hiçbir ayırım
yapmadan iman etmeyi şöyle emretmiştir:
Deyin ki: "Biz Allah'a; bize indirilene, İbrahim,
İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa'ya verilen
ile peygamberlere Rabbinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini
diğerinden ayırt etmeyiz ve biz O'na teslim olmuşlarız. (Bakara Suresi,
136)
İçinde yaşadığımız dönemde insanların sorumlu olduğu tek kitap
Peygamberimiz Hz. Muhammed'e indirilmişolan Kuran'dır. Çünkü Kuran'da da
haber verildiği üzere, eski hak din kitapları sonradan insan eliyle, Allah
sözü olmayan eklemeler ve çıkarmalar yapılarak değiştirilmiştir:
Artık vay hallerine; kitabı kendi elleriyle yazıp,
sonra az bir değer karşılığında satmak için “Bu Allah Katındandır”
diyenlere. Artık vay, elleriyle yazdıklarından dolayı onlara; vay
kazanmakta olduklarına. (Bakara Suresi, 79)
Bu nedenle İslam dinini, Allah son hak din olarak göndermiştir. Allah bir
ayette şöyle buyurmaktadır:
... Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki
nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam'ı seçip-beğendim... (Maide
Suresi, 3)
Kuran'da Hz. Muhammed (sav)'in son peygamber olduğu da şöyle
bildirilmiştir:
Muhammed, sizin
erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir; ancak o, Allah'ın Resûlü ve
peygamberlerin sonuncusudur. Allah, herşeyi bilendir. (Ahzab Suresi, 40)
Dolayısıyla Hz. Muhammed (sav)'in gönderilişinden kıyamete kadar tüm
insanların tabi olması gereken din: Peygamberimiz (sav)'in çağırdığı hak din
olan İslam ve onun kitabı Kuran'dır.
MELEKLERE İMAN
Melekler, Kuran'da bize bildirildiği üzere, Allah'ın emirlerini yerine
getiren kullarıdır. Allah onlara farklı vazifeler vermiştir. Vahiy indiren
Cebrail ile birlikte, insanın iki yanında, yaptıklarını yazan melekler;
ahirette, cennette insanları karşılayan melekler ve cehennemin bekçileri
olan melekler; insanın canını alan melekler, müminlere destekçi olan
melekler; elçilere, bulundukları topluma Allah'ın azabını haber veren
melekler, elçilere çocuk müjdeleyen melekler vardır. Meleklerin, itaatkar,
sürekli Allah'ı takdis eden, yücelten varlıklar oldukları bir ayette şöyle
haber verilir:
Göklerde ve yerde olan ne varsa, canlılar ve melekler
Allah'a secde ederler ve onlar büyüklük taslamazlar. (Nahl Suresi, 49)
Melekler tarih boyunca insanlara Allah'ın mesajlarını ulaştırmışlardır.
Pek çok peygambere ve hatta Hz. Meryem gibi peygamber olmayan salih
insanlara da melekler insan görünümünde gelmiş, onlara Allah'ın emirlerini
ve hikmetlerini haber vermişlerdir. Bu konudaki bilgileri Allah bize
Kuran'da bildirmiştir. Dolayısıyla meleklere iman, Kuran'a ve dine imanın
bir şartıdır. Bir ayette, meleklere imanın bir mümin vasfı olduğu şöyle
anlatılır:
Elçi, kendisine Rabbinden indirilene iman etti,
mü'minler de. Tümü, Allah'a, meleklerine, Kitaplarına ve elçilerine
inandı. "O'nun elçileri arasında hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.
İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz bağışlamanı (dileriz). Varışancak
Sana'dır" dediler. (Bakara Suresi, 285)
DÜNYA HAYATININ GEÇİCİLİĞİ
Dünya hayatı, insanlar için bir imtihan yeridir. Allah dünyada insana
çekici gelen çeşitli nimetler yaratmış, ancak bunların çekiciliğine kapılıp
Allah'ı ve dini unutmamaları için de insanları uyarmıştır. Ayetlerde dünya
hayatındaki süslerin aldatıcı olduğu ve asıl güzelliğin Allah'ın rızası ve
cenneti olduğu şöyle haber verilir:
Şüphesiz Biz, yeryüzü üzerindeki şeyleri ona bir süs
kıldık; onların hangisinin daha güzel davranışta bulunduğunu deneyelim
diye. (Kehf Suresi, 7)
Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, '(eğlence
türünden) tutkulu bir oyalama', bir süs, kendi aranızda bir övünme
(süresi ve konusu), mal ve çocuklarda bir 'çoğalma-tutkusu'dur. Bir
yağmur örneği gibi; onun bitirdiği ekin ekicilerin (veya kafirlerin)
hoşuna gitmiştir, sonra kuruyuverir, bir de bakarsın ki sapsarı
kesilmiş, sonra o, bir çer-çöp oluvermiştir. Ahirette ise şiddetli bir
azab; Allah'tan bir mağfiret ve bir hoşnutluk (rıza) vardır. Dünya
hayatı, aldanışolan bir metadan başka bir şey değildir. (Hadid Suresi,
20)
Mümin de dünyadaki nimetlerden faydalanır, ancak inkarcılardan farklı
olarak bu nimetleri hayatının amacı olarak görmez. Bunlara sahip olmayı
isteyebilir, ama sadece Allah'a şükretmek ve O'nun rızası için hayırda
kullanmak kastıyla bir araç olarak görür. Bunların peşinden hırsla gitmez.
Çünkü, dünya nimetlerinin kendi hayatı gibi geçici olduğunu bilir. Öldükten
sonra, malının kendisine hiçbir fayda sağlamayacağını, hatta onlara kapılıp,
dünyevi hırsları amaç edinip, sadece zevkini çıkarmaya çalıştığında
ahiretini kaybedeceğini bilir. Bir ayette bu önemli sır şöyle haber verilir:
Kadınlara, oğullara, kantar kantar yığılmışaltın ve
gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan tutkulu
şehvet insanlara ‘süslü ve çekici’ kılındı. Bunlar, dünya hayatının
metaıdır. Asıl varılacak güzel yer Allah Katında olandır. (Al-i İmran
Suresi, 14)
Dünya metaları, imtihan sebebi olması nedeniyle, özellikle nefse
hoşgelecek şekilde çekici olabilir. Dışgörünümündeki bu çekicilik unsurunu,
şeytan, insanı kandırma malzemesi olarak kullanmaya çalışır. Müminler,
hoşlarına gitse dahi, bunların gerçek mahiyetlerini anlamışinsanlardır.
Tümünün dünyaya ait, geçici nimetler olduklarını ve bunlarla denendiklerini
bildiklerinden, ayrıca bu nimetlerin asıllarına, sonsuz olarak cennette
sahip olmaya talip oldukları için bunların çekiciliğine aldanıp ahiretlerine
tercih etmezler. Böylece şeytanın oyununa gelmez ve sonsuz azaptan
kurtulurlar. Allah Kuran'da insanları bu konuda şöyle uyarmaktadır:
Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah'ın va'di haktır;
öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve aldatıcı(lar) da, sizi Allah ile
(Allah'ın adını kullanarak) aldatmasın. (Fatır Suresi, 5)
İmanı ve dolayısıyla da aklı olmayanlar ise, şeytanın etkisi altına
girmişolduklarından dolayı, bu süs ve çekiciliğin cazibesine kapılarak
dünyanın geçici metalarını elde etmeyi hayatlarının amacı haline getirirler.
Allah, bu gibilerinin durumunu şöyle tarif etmektedir:
Hayır; siz çarçabuk geçmekte olanı (dünyayı)
seviyorsunuz. Ve ahireti terk edip-bırakıyorsunuz, (Kıyamet Suresi,
20-21)
İNSAN İMTİHAN OLMAKTADIR
Allah, herşeyi hikmetle yaratmıştır. Evrendeki pek çok şeyi de insanın
hizmetine vermiştir. GüneşSistemi'nden atmosferdeki oksijen oranına, etinden
sütünden faydalandığımız hayvanlardan suya ve daha nicelerine kadar
kainattaki pek çok varlığın insanın yaşamına hizmet edecek şekilde
yaratıldığı açıkça görülmektedir. Bu gerçek ortadayken, insan hayatının bir
amacı olmadığını düşünmek, büyük bir cehalet ve akılsızlık olur. Elbette
insanın da bir yaratılışamacı vardır ve Allah bu amacı şöyle açıklar:
… insanları yalnızca Bana ibadet etsinler diye
yarattım. (Zariyat Suresi, 56)
...................................................................................................................................................................... |