|
ALLAH’IN MERHAMETİ
HERŞEYİ SARIP KUŞATMIŞTIR;
Merhamet sözcüğü, Arapçada "reheme" kökünden gelmekte ve "acımak,
esirgemek, şefkat göstermek, affetmek, bağışlamak" anlamlarında
kullanılmaktadır. Rabbimiz'in Rahman ve Rahim sıfatı da merhamet kelimesi
ile aynı kökten gelmektedir. Kuran ayetlerinde sadece Allah'ın Zatını ifade
etmek için kullanılan Rahman sıfatı "rahmeti herşeyi kuşatmış olan,
bütün yaratılmışlar hakkında hayır, rahmet ve güzellik dileyen, sevdiğini
sevmediğini ayırt etmeyerek sayısız nimetlere kavuşturan"
anlamlarına gelirken, Peygamber Efendimiz (sav) için de kullanılan (Tevbe
Suresi, 128 ) Rahim sıfatı Allah'ın sıfatı olarak kullanıldığında, "Rahmeti
ahirette yalnızca müminleri kuşatan, verdiği nimetleri iyi kullananları daha
büyük ve sonsuz nimetler vererek ödüllendiren" anlamındadır.
Allah'ın Rahman ve Rahim sıfatı Kuran ayetlerinde birçok kez
tekrarlandığı gibi Tevbe Suresi dışındaki tüm sureler de "Rahman ve Rahim
olan Allah'ın adıyla" başlamaktadır. Rabbimiz'in Rahman isminin çok geniş
bir anlamı vardır. Esirgeyen, acıyan, şefkat duyan, merhamet eden
sıfatlarının hepsi Allah'ın Rahman isminin tecellilerindendir.
O'nun rahmeti herşeyi kuşatmaktadır, sınırsızdır, ezelidir, ebedidir.
Rabbimiz merhamet edenlerin en merhametlisidir. Kuran'da Hz. Eyüb'ün
Rabbimiz'e bu güzel ismiyle dua ettiği şöyle haber verilir:
Eyüp de; hani o Rabbine çağrıda bulunmuştu: "Şüphesiz
bu dert (ve hastalık) beni sarıverdi. Sen merhametlilerin en merhametli
olanısın." (Enbiya Suresi, 83)
Rahman olan Allah sonsuz merhametini görünen ve görünmeyen herşeyde
tecelli ettirir. Allah'ın Rahman sıfatını kainatı saran yaratılış
mucizelerinde, insanın yaratılışında, insan bedenindeki milyarlarca detayda,
hayvanlarda, yiyeceklerde, içeceklerde, suda, havada, kısacası kainatın her
zerresinde görmek mümkündür. Allah her gün toprağın içinden milyarlarca
tohumu filizlendiren, meyveler ve sebzeler var eden, gökten tonlarca su
indiren, aynı anda dünyanın her yerinde milyarlarca canlıya rızık veren,
hayatımızı devam ettirmemize olanak sağlayan oksijeni var edendir. Rabbimiz
sayısız nimetleriyle tüm varlıkları çepeçevre sarmaktadır. Dünya üzerinde
O'nun insanlar üzerindeki takdirini, fazl ve ihsanını engelleyebilecek
hiçbir varlık bulunmamaktadır. Fatır Suresi'nde, Rabbimiz'in insanlar
üzerindeki sonsuz rahmeti şu şekilde bildirilmektedir:
Allah, insanlar için rahmetinden her neyi açacak
olsa, artık onu kısıp-tutacak yoktur; her neyi kısar-tutarsa, artık onu
da ondan sonra salıverecek yoktur. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve
hikmet sahibidir. (Fatır Suresi, 2)
Yeryüzündeki tüm canlılar gibi insanın da yaşamını sürdürebilmesi için
her an oluşması gereken pek çok şart vardır. Nefes alabilmesi için oksijene,
bedeninin faaliyetlerini sürdürebilmesi için su ve besine ihtiyaç duyar.
Ayrıca insan bedeninde her saniye milyarlarca işlem gerçekleşmekte, her bir
hücre yaşamın devamı için Allah'ın emriyle kendi görevini yerine
getirmektedir. Yalnızca tek bir insanın tüm fiziksel ihtiyaçlarını gidererek
varlığını sürdürebilmesi bile sayısız detaya bağlıdır. Sonsuz merhamet
sahibi olan Rabbimiz her canlının gerek bedenindeki gerekse dış dünyadaki
ihtiyaçlarını önceden belirlemiş ve onlara sunmuştur.
O, insanları yaratmış, yaşamaları için en elverişli olan mekana
yerleştirmiştir. Bunun karşılığında ise insanların yapmaları gereken
yalnızca Allah'a kulluk etmektir. İnsanlara, elçileri aracılığıyla hidayet
bulacakları İlahi kitaplar yollaması ve peygamberlerin ayetleri tek tek
açıklamaları da Rabbimiz'in Rahman ve Rahim sıfatlarının bir tecellisidir.
Böylelikle Allah insanlara hem Kendi Zatını tanıtmış, hem de onları din
ahlakının güzelliklerine ve üstün bir ahlaka davet etmiştir. Kuşkusuz
bunların tümü, Rabbimiz'in sonsuz merhametinin açık delillerindendir.
İman etmeyenler, münafıklar ve müşrikler de dünya hayatında aldıkları
hava, içtikleri su dahil olmak üzere gizli ve açık tüm nimetlerden
faydalanırlar. Allah müminlere verdiği gibi onlara da mal-mülk, içinde
oturacakları güzel evler ve soylarını devam ettirecekleri evlatlar verir.
Onlara da güzel rızıklar, sağlık, güç ve güzellik verir. Bunlar Allah'ın
sonsuz rahmetinin tecellileridir. Allah dünya hayatında belki dine dönerler,
düşünüp aklederler ve Kendisi'ne şükrederler diye tüm insanları
yararlandırmaktadır. Ancak inkar edenlere verilen tüm bu nimetler iman
etmedikleri sürece azaplarının artmasına vesile olacaktır. Yüz çevirenler,
Allah'ın nimetlerinden ancak göz açıp kapama vakti kadar olan dünya
hayatları süresince yararlanabilirler. Ahirette ise bütün nimetler, sahip
olduklarını yalnızca Allah'a yakınlaşmak ve O'nun rızasını aramak için
kullanan ve Rabbimiz'e her an şükreden müminlere aittir. Çünkü Allah sonsuz
adalet sahibidir ve benzersiz nimetlerle bezenmiş cennet yurdunu yalnızca
mümin kullarına müjdelemiştir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bize bu dünyada da, ahirette de iyilik yaz, şüphesiz
ki biz Sana yöneldik. Dedi ki: "Azabımı dilediğime isabet ettiririm,
rahmetim ise herşeyi kuşatmıştır; onu korkup-sakınanlara, zekatı
verenlere ve Bizim ayetlerimize iman edenlere yazacağım." (Araf Suresi,
156)
Adn cennetleri (onlarındır) ki, Rahman (olan Allah,
onu) Kendi kullarına gaybtan vadetmiştir. Şüphesiz O'nun va'di yerine
gelecektir. (Meryem Suresi, 61)
...................................................................................................................................................................... |