RavzaGulu.Net'e Hoş Geldiniz
 

::. Anasayfa                  ::.Veda Hutbesi                     ::.Sohbet&Chat

Gizlilik Politikası  I Kullanım Şartları I iletisim&Reklam I Hakkımızda
  Videolar Bölümüne Hoş Geldiniz,

Ravzagulu.Net Video bölümüne Hoşgeldiniz Sitemizin bu bölümünde sizlere güzel çalışmalar dinletmek ve sitemizde hoşca vakit gecireceginizi umuyoruz

Sevgi ve Selamlarımla - Ayhan Bay

Hz. Muhammed (Sallallahu aleyhi vesellem)
Yağmur - Naat

Tekrar Huzura Varış

Diriliş;

Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: "Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş? De ki: "Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir. (Yasin Suresi, 78-79)

Diriliş, ölümden sonra yeniden yaratılıştır. Ölüm yok olmak demek değildir. Allah, dünyayı insanı denemek için yaratmıştır ve bu imtihan ortamında insanın sonsuz hayatını nasıl geçireceği belirlenecektir. Her insan ölümüyle birlikte ahiret hayatına adım atacak, Allah onu yeni bir bedenle yaratıp dünyadaki işlerine göre cennete veya cehenneme koyacaktır. İnsanların diriltilmesi Allah için çok kolaydır. Bir ayette kıyamet günü insanların topluca diriltilecekleri şöyle anlatılır:  

Gerçek şu ki, dirilten ve öldüren Biziz, Biz. Ve dönüşde Bizedir. O gün yer, onlardan çatlayıp-ayrılır da (onlar) hızla koşarlar. İşte bu, Bize göre oldukça-kolay olan bir haşirdir. (Kaf Suresi, 43-44)

Bazı insanlar Allah'ın ölüleri nasıl dirilteceğini sorar ve bu gerçekten kuşku duyarlar. Oysa insanı ilk kez o henüz hiçbir şey değilken yaratmışolan Allah'tır ve şüphesiz Allah ilk başta yoktan yaratmışolduğu insanı yeniden diriltmeye güç yetirendir. Allah bu gerçeği Kuran'da şöyle haber verir:  

Ey insanlar, eğer dirilişten yana bir kuşku içindeyseniz, gerçek şu ki, Biz sizi topraktan yarattık, sonra bir damla sudan, sonra bir alak'tan (embriyo), sonra yaratılışbiçimi belli belirsiz bir çiğnem et parçasından; size (kudretimizi) açıkca göstermek için. Dilediğimizi, adı konulmuşbir süreye kadar rahimlerde tutuyoruz. Sonra sizi bebek olarak çıkarıyoruz, sonra da erginlik çağına erişmeniz için (sizi büyütüyoruz). Sizden kiminizin hayatına son verilmekte, kiminiz de, bildikten sonra hiçbir şey bilmeme durumuna gelmesi için ömrün en aşağı ucuna (yaşlılığa) geri çevrilmektedir. Yeryüzünü kupkuru ölü gibi görürsün, fakat Biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman titreşir, kabarır ve her güzel çiftten (ürünler) bitirir. 

İşte böyle; şüphesiz Allah, hakkın Kendisi'dir ve şüphesiz ölüleri diriltir ve gerçekten herşeye güç yetirendir. (Hac Suresi, 5-6)

Allah, insanları nasıl dirilteceğine bir örnek teşkil etmesi açısından, hepimizi şahit tuttuğu bir doğa olayını nasıl yarattığına dikkat çeker. Allah, kuruluktan ölmüş, verimsiz, artık ürün yetişemez olmuşbir toprağı, yağmur yağdırarak diriltip canlandırmakta ve ürün verdirtmektedir. İşte insanları ölümlerinden sonra diriltmek de Allah için bu şekilde kolaydır:  

Rahmetinin önünde rüzgarları bir müjde olarak gönderen O'dur. Bunlar ağırca bulutları kaldırıp yüklendiğinde, onları (kuraklıktan) ölmüşbir şehre sürükleyiveririz ve bununla oraya su indiririz de böylelikle bütün ürünlerden çıkarırız. İşte Biz, ölüleri de böyle diriltip-çıkarırız. Ki ibret alasınız. (Araf Suresi, 57)

Allah için herşey kolaydır. Bütün insanların yaratılması ve diriltilmesinin, tek bir insanınki gibi olduğu Kuran'da şöyle haber verilmiştir:  

Sizin yaratılmanız ve diriltilmeniz yalnızca tek bir kişi(yi yaratıp sonra diriltmek) gibidir. Şüphesiz Allah, işitendir, görendir. (Lokman Suresi, 28)

HESAP GÜNÜ  

Hesap ve ceza (din) günü ne zaman?" diye sorarlar. (Zariyat Suresi, 12)

Size va'dedilmekte olan, hiç tartışmasız doğrudur. 

Şüphesiz din (hesap ve ceza) da mutlaka gerçekleşecektir. (Zariyat Suresi, 5-6)

Allah, insanları yaptıklarından sorumlu tutmaktadır. İmtihan olan insan, hesap günü, dünyada işledikleriyle sorgulanacaktır. Hiçbir yaptığının gizli kalmadığını, hesap günü tüm işledikleri ortaya döküldüğünde görecektir:  

O gün, orta yere çıkarlar. Onlardan hiçbir şey Allah'a karşı gizli kalmaz. (Allah sorar:) "Bugün mülk kimindir? Bir olan, Kahhar olan Allah'ındır." Bugün her bir nefis, kendi kazandığıyla karşılık görür. Bugün zulüm yoktur. Şüphesiz Allah, hesabı seri görendir. (Mümin Suresi, 16-17)

Dünyada insanların her zaman hak ettiklerinin tam karşılığını almadığını görürüz. Allah, kimi insanlara dünyada süre vermekte ve onların yaptıkları kötülüklerin karşılığını ahirette eksiksiz olarak vereceğini bildirmektedir. Dünyada gayrimeşru işler işleyenlerin kimi zaman fark edilememeleri, kimi zaman da kanundan kaçabilmeleri nedeniyle, cezadan kurtulduklarını zannetmeleri büyük bir gaflettir. Bu kişiler, hesap günü insanın hayatı boyunca tüm yaptığı işleri Allah'tan gizleyemediğini göreceklerdir. Allah, Hafız (herşeyi hafızasına alan) sıfatıyla, insanların her davranışını bilmekte ve meleklerine kaydettirmektedir. Kuran'da bu gerçek şöyle bildirilmektedir:  

Onun sağında ve solunda oturan iki yazıcı kaydederlerken, 

O, söz olarak söylemeyiversin, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici vardır. (Kaf Suresi, 17-18)

Herşeyi en ince ayrıntısına kadar bilen, insanın söz olarak söylediklerine de söylemeyip kalbinden geçirdiklerine de her an şahit olan Allah, hesap günü, sonsuz adalet sahibi olarak insanları en ufak haksızlığa uğratmadan yargılayacaktır:  

Biz ise, kıyamet gününe ait duyarlı teraziler koyarız da artık, hiçbir nefis hiçbir şeyle haksızlığa uğramaz. Bir hardal tanesi bile olsa ona (teraziye) getiririz. Hesap görücüler olarak Biz yeteriz. (Enbiya Suresi, 47)

Allah, sonsuz adalet sahibi olduğu gibi, sonsuz merhamet ve lütuf sahibidir. İyi davranışta bulunanlara kat kat güzellikle karşılık vaat etmekte, kötülük işleyenlere de hak etmişolduklarıyla cezalandırılacaklarını bildirmektedir:  

Kim bir iyilikle gelirse, kendisine bunun on katı vardır, kim bir kötülükle gelirse, onun mislinden başkasıyla cezalandırılmaz ve onlar haksızlığa uğratılmazlar. (Enam Suresi, 160)

Hesap anında insanlar, dünyada işlediklerini gösteren kitaplarının kendilerine verilişşekline göre, cennet veya cehenneme gireceklerdir:  

Artık kimin kitabı sağ yanından verilirse,  

O, kolay bir hesap (sorgu) ile sorguya çekilecek, 

Ve kendi yakınlarına sevinç içinde dönmüşolacaktır. 

Kimin de kitabı ardından verilirse,  

O da, helak (yok olmay)ı çağıracak,  

Çılgın alevli ateşe girecek. 

Çünkü o, (dünyada) kendi yakınları arasında sevinçliydi. 

Doğrusu o, (Rabbine) bir daha dönmeyeceğini sanmıştı. 

Hayır; gerçekten Rabbi, kendisini çok iyi görendi. (İnşikak Suresi, 7-15) 

CENNET VE CEHENNEM  

Ateşhalkı ile cennet halkı bir olmaz. Cennet halkı 'umduklarına kavuşup mutluluk içinde olanlardır. (Haşr Suresi, 20)

Allah, ilk insan olan Hz. Adem'i ve eşini yarattığında, onları cennete yerleştirmiştir. Ancak Kuran'da bildirildiği gibi Hz. Adem ve eşi, şeytanın da kandırmasıyla, Allah'ın kendilerine koyduğu yasağı çiğnemiştir.  

Bu olayda insan şunu düşünmelidir: İnsan, güzel olan bir şeyin güzelliğini ve kıymetini çirkini gördüğünde; iyi olanı da kötüyü bildiğinde anlayabilmektedir. Herşeyin değeri ancak zıttıyla kıyas edildiğinde tam olarak anlaşılabilmektedir. Allah Hz. Adem'i ve eşini doğrudan cennete yerleştirdiğinden, bu farkı anlayabilecek kıyas ortamında bulunmamışlardır. Bundan dolayı, cennetin nimetlerini ve mükemmelliğini anlayamamışolan insanlar, herşeyin zıttıyla yaratıldığı dünyada yaşatılmaya başlanarak, onlara kıyas imkanı verilmiştir. Burada imtihan olarak, kötüyü ve çirkini görerek, iyinin ve güzelin kıymetini anlayacak olan insanlar, cennetin kıymetini tam olarak anlayacak olgunluğa gelmişolacaklardır.  

Allah, hesap günü insanları dirilttiğinde, tüm insanları cehennemin çevresine toplayacak ve kendi sınırlarını korumada titizlik göstermişiman edenleri kurtaracaktır. Cehennemi bizzat gören biri, elbette ki cennetin büyük bir kurtuluşve büyük bir nimet olduğunu yaşayarak ve hissederek anlamışolacaktır. Bu konuyu haber veren ayetlerde şöyle buyrulmaktadır:  

Andolsun Rabbine, Biz onları da, şeytanları da mutlaka haşredeceğiz, sonra onları cehennemin çevresinde diz üstü çökmüşolarak hazır bulunduracağız. 

Sonra, her bir gruptan Rahmana karşı azgınlık göstermek bakımından en şiddetli olanını ayıracağız.  

Sonra Biz ona girmeye kimlerin en çok uygun olduğunu daha iyi biliriz. 

Sizden ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir karardır.  

Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüşolarak bırakıveririz. (Meryem Suresi, 68-72)

Dünyada, bu kıymeti anlayabilecek olan insanlara Allah, nimetlerle donatılmışsonsuz güzellikte bir hayat olan cenneti vaat etmiştir:  

İman edip salih amellerde bulunanlar, Biz onları altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokacağız. Bu, Allah'ın gerçek olan va'didir. Allah'tan daha doğru sözlü kim vardır? (Nisa Suresi, 122)

Bu dünyada kendisine doğru yol gösterilmişve uyarılmışiken, kötü yol olan inkar yolunu seçen insanlar da, sonsuz bir azabın yaşanacağı cehenneme konulacaklardır. Kuşkusuz böyle olması Allah'ın sonsuz adaletinin de bir tecellisidir:  

İnkâr edenler, cehenneme bölük bölük sevkedildiler. Sonunda oraya geldikleri zaman, kapıları açıldı ve onlara (cehennemin) bekçileri dedi ki: "Size Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bugünle karşılaşacağınızı (söyleyip) sizi uyaran elçiler gelmedi mi?" Onlar: "Evet" dediler. Ancak azap kelimesi kâfirlerin üzerine hak oldu. (Zümer Suresi, 71)

......................................................................................................................................................................

Videolar

 

Siyer-i Nebi

Peygamberimizi Tanıyalım

Peygamberimizin Hayatı

Peygamberlik Dönemi

Peygamberimizin Sosyal Hayatı

Peygamberimizin Sünnet-i Seniyesi ve Hadis-i Şerifleri

Eshab-ı Kiram


Kuran-ı Kerim Bölümü

Hayatımıza Işık Tutan Kitap

Kuran-ı Kerimi Dinlemek okumak ve takip edebileceginiz güzel bir çalışma internette vakit gecirirken hem kuran-ı kerimi istediginiz dilde meal olarak dinleyebilir ve dilediklerinize tavsiye edebilirsiniz.


Kuran-ı Kerim Meali


Turkçe

 
Arapca


İngilizce


Almanca


Fransıcza


İspanyolca


Azerice


Çince


Rusça


Günün Karikatürü

Günün Karikatürü

Resimler


Google-Adsense

 

Peygamberimizden Dua'lar ;

 Peygamberimizin Duaları    O daima yaşayandır. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O halde O'na Dininde ihlâs (ve samîmiyet) erbâbı olarak "Hamd olsun kâinâtın Rabbi olan Allah'a" (diye) duâ edin...  (Mü'min Sûresi/65)

Dua Rabbimiz'in Rahman ve Rahim isminin çok üstün bir tecellisi, müminlere çok büyük bir lütfudur. Çünkü insan Allah'a dua ederek samimi imanını, sevgisini ve korkusunu ifade edebilir. Tek dost ve veli olarak O'na teslim olduğunu, yalnızca O'ndan medet umup O'ndan yardım dilediğini gösterebilir.

Sonsuz merhamet, şefkat ve güç sahibi olan Yüce Rabbimiz, Kuran'da insanlara çok yakın oldugunu, Kendisi'ne dua ederek bir şey istediklerinde onların dualarına icabet edeceğini bildirir.

Şimdi Gelin Peygamberimizin Dualarını Örnek Alalım >>>

Google-Adsense

Duyuru

Sayfalarımızda Yayınlanan Reklamlar Google-Adsense işbirliğidir. Açılan sitelerin  içeriginin sitemiz ile ilgisi ve alakasi yoktur.

 

Destekleyenler :  Muslumanlar.Com I  Muslumanlar.Net  I  RavzaGulu.Com  I RavzaGulu.Net

© RavzaGulu.Net    iletisim@ravzagulu.net      Deising By Ayhan Bay